Showing posts with label Turkey. Show all posts
Showing posts with label Turkey. Show all posts

Bülent Ersoy'u ben yasakladim





Bülent Ersoy, 12 Eylül döneminde cinsiyet değiştirdiğinde, sahneye çıkması yasaklanmıştı.


Yıllarca dönemin Devlet Başkanı Kenan Evren tarafından konulduğu sanılan yasak aslında İstanbul Valiliği'nce konulmuştu. Dönemin İstanbul Valisi, eski bakanlardan Nevzat Ayaz, Bülent Ersoy'a sahne yasağını kendisinin getirdiğini ancak uygulamayı beğenen Kenan Evren'in yasağı sahiplendiğini söyledi. Nevzat Ayaz, İstanbul Valiliği Basın ve Halkla İlişkiler Müdürü Nazır Şentürk'ün yeni kitabı "İstanbul Valileri"nde o günleri anlattı. HOŞUMA GİTTİ SAHİPLENDİMGeçtiğimiz günlerde Bodrum'da Kenan Evren'le görüştüğünü belirten Nevzat Ayaz şunları söyledi, "Kendisine 'Paşam, yasağı valilik olarak ben koydum, basında sizin yasakladığınız yazdı' dedim. O da 'Hoşuma gitti sahiplendim' dedi ve güldü." Nazır Şentürk'ün, üç yılda hazırladığı, hayattaki dokuz İstanbul Valisi'yle röportajlarının da yer aldığı "İstanbul'un Valileri" kitabı, önümüzdeki günlerde Doğan Kitap'tan yayınlanacak. BÜLENT ERSOY'A SIKI KORUMABülent Ersoy'un, geçtiğimiz hafta askerlikle ilgili söylediklerinin ardından "Popstar Alaturka" stüdyosunda geniş güvenlik önlemleri alındı. Ersoy, "Benim talebim değil" derken, Osmantan Erkır da, "Belki mekanın yönetimi tarafından istenmiştir" dedi. Diğer jüri üyelerinden Orhan Gencebay, Ebru Gündeş ve Armağan Çağlayan ise, yoğun polis korumasından haberdar olmadıklarını söylediler. Hürriyet

Vj Bülent:"Beni Küçük Görene Bakın Zurna"


aktuelle News Vj Bülent: 'Hayat kadınlarının yanında şarkımı söyledim'
"Kalbinde Hayat Buldum" isimli albümünün 17 Ocak'ta çıkacağını söyleyen Bülent, "Albümde Zerrin Özer, Fatih Ürek, Yıldız Tilbe, Murat Başaran gibi çok değişik isimler var. Lara ile düet yaptık. Habil Ceylan, Murat Güneş ile çalıştık. Albümde birçok ismin emeği var" diyor.


Radyo Tatlıses’te DJ’liğe başlayan VJ Bülent dört bir yandan çalışmaya devam ediyor. Kaybolup giden şöhretlerden olmamak için her işi gocunmadan yaptığını ve yakında albüm çıkaracağını belirten VJ Bülent, pavyonlarda şarkı söylediğini açıkladı.

Daha önce hiç radyoda DJ’lik yapmış mıydınız?

- 13 yıldır VJ’lik yapıyorum bu ilk DJ’lik denemem.

Genelde VJ’liğe DJ’likten geçilir. Sizde ise tam tersi olmuş.

- Aynen öyle... Sadettin Saran olmasaydı DJ’lik yapmak aklımın ucundan geçmezdi.

Teklif Sadettin Saran’dan mı geldi?

- Evet... Eskiden PowerTürk’ün müdürü olan Atilla Şen, Radyo Tatlıses’e geçti. Onunla daha önceden tanışıyorduk, o da hızlandırmış oldu bu tanışmayı.

Ve teklifi hemen kabul ettiniz.

- Evet, çok sıcak baktım bu teklife. Radyoda çok iyi DJ arkadaşlar var. Çokemel’i sunan Emel var mesela. DJ’liği kıvırmak için önce Saran Holding bünyesinde olan Radyo Pink’te iki ay boyunca program yaptım. Daha sonra da Radyo Tatlıses’e geçtim. Ama buraya hemen ısınamadım. Çünkü burası bilgisayarlarla işleyen bir yer ve diğer radyolardan çok farklı bir sisteme sahip. Bir de buna benim bilgisayar özürlü bir insan olmam eklenince ilk başlarda bayağı zorlandım. Çünkü ben bilgisayarı açıp kapamayı bile bilmem. Burada üç ekranı birden idare etmem gerekiyordu ama öğrendim. Ezberim kuvvetli, oradan kurtardım.

Mail adresiniz yok mu?

- Yok. Arkadaşlarımdan rica ediyorum onlar yolluyorlar benim için.

Neden bilgisayara bu kadar uzaksınız, karmaşık mı geliyor?

- Hayır, karmaşık gelmiyor ama istemiyorum bilgisayarla uğraşmayı. Çünkü zamanım yok. Bir kere bir sürü sevgilim var ve üç-dört işte birden çalışıyorum. Aynı zamanda albüm hazırlıklarına başladım. Gece gündüz stüdyodayım, klip çekeceğim. Gerçekten hiç vaktim yok.

/_newsimages/4704460.jpg Bilgisayar sizin için hayatı kolaylaştıran bir şey değil o zaman...

- Evet. Çünkü bilgisayar bambaşka bir dehliz. Girdiniz mi çıkamıyorsunuz. Ben meraklı bir insanım. Sürekli mail gelmiş mi diye kontrol etmek isterim. Bir de gelen mail’lere cevap veririm. Facebook gibi sitelere girsem de insanlara, VJ Bülent olduğuma inandırmak için uğraşmam gerekir. Böyle bir çabanın içine girmek istemiyorum. Ben kimseye yüz yüze görüşmediğim sürece güvenemem. Biraz paranoyağım bu yüzden de uzak duruyorum bilgisayarlardan.

Sadettin Saran nasıl bir patron?

- Sadettin Bey çalışanlarını çok düşünen birisi. Mesela boş vakitlerde dışarı gitmek, çay, kahve içmek yerine ücretsiz dev bir spor salonu yaptırmış buraya. 24 saat açık ve ücretsiz kullanabiliyorsunuz. Burada çalışmak çok güzel.

n Biraz albüm çalışmanızdan bahseder misiniz?

- Albümün ismi "Kalbinde Hayat Buldum". Bir aksilik olmazsa 17 Ocak’ta piyasaya çıkacak. Hem vokallerde, hem de şarkılarda çok değerli müzisyenler ve ünlü isimlerle çalıştım.

Kimler var? Ferhat Göçer var mı mesela?

- Bir tek o yok. Ama çok iyi bir insan Ferhat Göçer. Hatta Demet Akalın ve Ferhat Göçer "Eğer bir şeye ihtiyacın varsa lütfen söyle" dediler. Bunu bana 40 yıllık arkadaşlarım söylemedi! O yüzden manevi destekleri bile yeter. Albümde Zerrin Özer, Fatih Ürek, Yıldız Tilbe, Murat Başaran gibi ünlü isimler var. Lara ile düet yaptık. Habil Ceylan, Murat Güneş ile çalıştık. Albüme herkesin çok emeği geçti.

TELEVİZYONDAN BÜYÜK PARALAR KAZANAMADIM

Pop albüm mü olacak?

- Etnik pop. Eğlence albümü bekleyin benden.

Çıkış şarkınız ne?

- Çıkışı "Beni Küçük Görene Bakın Zurna" ile yapacağım.

Dehşet bir isim olmuş!

- Yıldız Tilbe şarkılarına benziyor. Eğlenceli bir şarkı. Kimselerle kendimi mukayese etmiyorum çünkü onlar zaten kendilerini şarkıcı olarak tanıtmış olan insanlar. Ben VJ’likten şarkıcılığa geçeceğim.

Ne zamandan beri şarkı söylüyorsunuz?

- Beş yıldır en varoşundan en kalitelisine kadar pavyonlarda, barlarda, kulüplerde, her yerde çalıştım.

Nasıl bir yerdi en varoşu?

- Mardin’de bir pavyonda çalıştım. İçki masalarına gidip "Bas bas paraları Leyla’ya" diye şarkılar söyledim. Çünkü para kazanmam gerekiyordu. Bu işlerden çok paralar kazanmış değilim ve bu beni rahatsız ediyor. Yani bir tarafımı sıkmazsam olmaz bu işler. Radyoyla, televizyonla olacak bir iş değil bu.

Ama 13 yıldır sektörün içindesiniz. Hatta Kral TV el değiştirdi ama siz değişmediniz, demirbaş gibi oldunuz. Nasıl para kazanamazsınız?

- Simitçi de, taksici de, hayat kadını da beni tanıyor. Şöhretliyim ama televizyondan hiçbir zaman büyük paralar kazanmadım.

/_newsimages/4704466.jpg Bu şekilde tanınırken, para kazanamadan içinde bulunduğunuz hayatı sürdürmek zor değil mi?

- Evet, kimsenin kapısında yatmamak ya da Seda Sayan’ın programına çıkıp "İşsizim, parasızım" dememek için pavyonda çalıştım. Hayat kadınları kons yaparken şarkı bile söyledim. Ama kimseye muhtaç değilim. Kendime dubleks bir ev ve araba aldım. Gecede 50 YTL ufak gibi görünüyor ama 30 gece çıkıp 1500 YTL kazanabiliyorsun. Ben şarkı söylerken adamlar bıyığını burktu, kadınlar eteğini açtı ama ertesi gün kazandığım o 50 YTL ile doğalgaz faturamı ödedim.

Topuğundan vurulacaklar listesindeyim

Yani tek başınıza savaştınız...

- Kimseye sırtımı dayamak istemiyorum bu yüzden çalışıyorum. Ama hayat da akıp geçiyor. 22 yaşında barlara çıkıp içkimi içerken, flörtlerimle kıkırdarken "Ha ha bu adama bak 35 yaşına gelmiş" diyordum. Şimdi ben 35 oldum. Bu yüzden bir daha bu enerjimi bulamayacağım için albüm işini hızlandırdım. "Onunla bununla yat kalk", bizim piyasa da çok var. O sana hediye alsın, bu sana başka bir şeyi garanti etsin. Şu anda varlıkları olan birçok şarkıcı, VJ ve DJ’lerin neler yaptığını biliyorum. Kitap yazacak kadar sır biliyorum.

Yani topuğundan vurulacaklar listesindesiniz.

- Aynen öyle. Çok iğrenç insanlar var. Biriyle diyalog kurduğumda direk "Ya senin etrafında bol karı kız vardır" gibi muhabbetlere giriyorlar. Satıcı mıyım ben, nasıl böyle düşünürler?


Zaten böyle bir iş yapsanız kolay yoldan para kazanırdınız.

- Evet, zamanında bu işlere bulaşmış ama şu anda TV’de gecede 10 bin YTL kazanan insanlar var.

Albüm çıkınca şarkıcılık, DJ’lik ve VJ’lik nasıl bir arada gidecek? Devam edecek misiniz hepsine?

- Evet, devam edeceğim. Şu anda hafta sonları saat 18.00-22.00 arası program yapıyorum. Bu süre haftanın beş gününe de çıkabilir.

Kelebek

"Beni Küçük Görene Bakın Zurna"

Call to End Legal Action Against Turkish Gay Rights Group

EW YORK, October 16, 2007 – A legal challenge by the governor of Istanbul seeking to close down Lambda Istanbul, a gay rights organization, threatens basic freedoms of association and expression, Human Rights Watch said today.

“Shutting down groups because you don’t like the people they represent is an attack on freedom itself,” said Juliana Cano Nieto, researcher in the Lesbian, Gay, Bisexual and Transgender Rights Program at Human Rights Watch, who will attend a court hearing in Istanbul on the organisation’s fate in two day’s time (October 18).

“If organizations that defend human rights cannot function, Turkey’s status as a real democracy is in danger,” she pointed out.

The Governor’s Office of Istanbul has demanded the closure of Lambda Istanbul, an organisation defending lesbian, gay, bisexual and transgender (LGBT) people’s rights in Turkey, claiming that the name and objectives of the group are “against the law and morality”. The governor had asked in early 2007 that the group be shut down

In July, the local Prosecutor’s Office rejected the complaint. The Governor’s Office then took the case to a higher court, the Beyoglu Sutluce Court of First Instance No. 5, which heard the case in July 2007 and ordered a second hearing for October.

The Provincial Associations Directorate of the Governor’s Office, responsible for nongovernmental organizations, alleged that Lambda Istanbul’s aims violate the Turkish Civil Code and Article 41 of the Constitution.

Article 56 of the Turkish Civil Code states that: “No association may be founded for purposes against law and morality.” Article 41 of the Turkish Constitution states that “[t]he family is the foundation of the Turkish society …”and that “[t]he state shall take the necessary measures and establish the necessary organisation to ensure the peace and welfare of the family.” Article 54 of Turkey’s Law on Associations allows for the suspension of organizations on the grounds, among others, of “public morality.”

Lambda Istanbul’s charter defines its main aim as “to support all lesbian, gay, bisexual, and transgender people to adopt equality as a value, to realize their inner selves and to help bring peace and welfare; to guide LGBT individuals in becoming more professional, more active and responsible towards society and in social matters.”

The governor’s complaint also claims the group’s name contravenes the law as “Lambda” is not a Turkish word. The word is an internationally recognized symbol of LGBT identity.

Lambda Istanbul has defended the Turkish LGBT community since its creation in 1993. It operates a telephone helpline to counsel LGBT people and raises awareness through cultural, educational, and political activities.

It has actively lobbied for legal protections against discrimination based on sexual orientation or gender identity. Lambda applied for nongovernmental organization status with the Ministry of the Interior in 2006, but its application is on hold until the court reaches a decision.

Government officials have made similar legal moves to shut down other lesbian, gay, bisexual, and transgender organizations in Turkey.

Kaos GL, based in Ankara, faced a demand for closure from Ankara’s deputy governor, Selahattin Ekmenoglu, in 2005. The closure petition was dismissed by the Prosecutor’s Office.

In 2005, sexual orientation was included as a protected status in an early draft of an anti-discrimination bill in Parliament, but lawmakers later eliminated the language. Meanwhile, laws and regulations that refer to “general morality” are still used to restrict LGBT people’s rights to association and expression, and also to justify police arrests and harassment on the streets.

Turkey is a party to the International Covenant on Civil and Political Rights and the European Convention on Human Rights and Fundamental Freedoms. Both treaties protect the rights to freedom of expression and association and prohibit discrimination based on sexual orientation.

The country is also in the early stages as an applicant for European Union membership.